Seni düşünmek; Gece karanlığında gündüzü yaşamak, geceye inat sabahı beklemek seni düşünmek, seni düşünmek, uzakta olsan da yanımda hissetmek, “Evet” demeni hayal edip uykuya dalmak seni düşünmek,
Artık Parmaklarıma ip bağlamıyorum senin için; aklımdan çıkmıyorsun ki hiçbir zaman.
Uyumak seni unutmak; Bu yüzden uyumuyorum uykuma inat, …uyumak seni rüyamda görmek bu yüzden uyuyorum umuda bakarak, artık ne yapacağımı bilemiyorum, seni düşünmekten…
Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey…
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum.
Nazım HİKMET
Bu yazımda size teknik anlamda tamamen alanımın dışında kalan ve pek fazla bilgimin olmadığı şu aralar inşaatı bitmekte olan Deriner Barajından bahsedicem. Fakat işin sosyal boyutlarına yazımın sonlarına doğru değinicem.
Deriner barajı, benimde çok yakından tanıdığım doğma büyüme memleketim olan Artvin’de yapılmaktadır. İnşaatı , 1998 yılında başladı ve neredeyse bitmek üzere. Adını ise Türkiye’nin ilk atom mühendisi olan İbrahim Deriner’den almaktadır.
Şimdi soracaksınız, nedir bu deriner barajına bu kadar önemli kılan? Neden bloğunda bununla ilgili yazı yazırsun? Yazıyorum, çünkü deriner barajı Türkiye’nin en yüksek, dünyanın ise üçüncü en yüksek barajı konumuna geliyor. Dünya üzerindeki mühendislik harikaları arasında gösteriliyor ki bunun kanıtı Discovery Channel’da yayınlanan Mühendislik Harikaları (Extreme Engineering) isimli programa konu olmuştur. Açıkcası bu yazıyı yazmaya bu programı izledikten sonra karar verdim desem yalan olmaz. Aşağıdaki linkten programa ulaşabilirsiniz. (43 dak. 33 sn.)
Fark ettiğiniz gibi siteme iki sene aradan sonra bir güzellik yaparak tasarımını yeniledim. Hatta blog ile o kadar süredir ilgilenmiyormuşum ki hakkımda sayfasını bile güncellememişim. Hazır el atmışken onu da güncelledim.
Ayrıca uzun süredir yayında olduğumuz için bir arşiv sayfası yapmayı uygun gördüm. Onada buradan bakabilirsiniz.
Bildiğiniz gibi WordPress kullanıyorum ve merak edenler için temamın Arthemia olduğunu söylemek istiyorum.
Asıl söylemek istediğim bunlar değil. Kısaca yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır demek istiyorum. :p 1-2 hafta içerisinde www.mesutkarakoc.com için özel bir anasayfa yapmayı düşünüyorum. Bu şekilde daha profesyonel bir tasarım olacağını düşünüyorum. Şimdiye kadar sadece blog olarak hizmet veren mesutkarakoc.com, eğer düşündüklerimi yapabilirsem daha fazla hizmet vermeye başlayacak. Örneğin fizy tarzı bize özel bir müzik scripti, webmasterlar için pagerank sorgulama vb. hizmetleri sunmayı düşünüyorum. Tabi bunlar 1-2 haftada olacak iş değil zamanla tek tek bu hizmetleri kullanıma açmayı düşünüyorum. Ama 1-2 hafta içerisinde güzel bir anasayfa tasarımı ile geliyorum…
Saygılarımla…
İnanmak… Her insanda var olan bir yetenektir. Fakat bazen insan neye inanacağı konusunda boşluğa düşer ve işte o an o insanın en aciz, en zayıf, en güçsüz anıdır… Birde inanılan şeyin herkesin bildiği doğrusu ve yanlışı ile kabul ettiği bir olgu olması vardır. Buna körü körüne inanmak diyoruz…
Bugün size bahsedeceğim mitolojik kahraman Prometheus bunu aşarak mevcut düzenin yanlışlarına başkaldırmıştır. Yok abicim mitoloji tamemen uydurma ben sevmiyooooommm lol…. diyen yeni nesil nutella gençliği şimdiden sayfadan çıksa iyi olur. Çünkü bu yazı size göre değil !
Bu hikayeyi ilk duyduğumda sanırım lise son sınıftaydım. Dershanedeki tarih hocamız anlatmıştı. Fakat ne için, hangi olay üzerine anlattığını hatırlayamıyorum… Boş kaldıkça, canım sıkıldıkça arada bir internetten Prometheus hakkında çeşitli bilgiler okurum.
Prometheus’un hikayesi insanları öyle etkilemiş ki ünlü düşünür Karl Marx, ”prometheus insanlık tarihinin ilk azizi, ilk kahramanıdır.” demiştir.